• özlem ışıl
  • Yorum yapılmamış

COP25 Hangi Tarafın Gerçekliği?

Editörden: 2 Aralık – 13 Aralık tarihleri arasında Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 25. Taraflar Konferansı (COP25) düzenlendi. Şili Başkanlığında Madrid’te gerçekleştirilen Konferans, Paris Anlaşması’nın uygulanmasına başlanacak 2020 yılından önceki son konferans olması nedeniyle oldukça önemliydi. İklim eylem planları, iklim değişikliği gibi temel konuların yanı sıra karbon piyasaları ve kayıplar ve zararlar gibi kritik iki gündeminde başlıklar arasında olduğu COP25, bir yılı aşkın süredir iklim krizi ile ilgili yapılan eylemler, ortaya çıkan toplumsal hareketler ve krizden olumsuz etkilenen bir yandan da çıkarım endüstrisi şirketlerinin ablukası altında olan yerel mücadeleler için de taleplerini iletmek ve hareketsizliği bir kez daha protesto etmek için iki haftalık bir direniş alanıydı.

Harekete geçme zamanı sloganıyla düzenlenen Konferans, ne yazık ki iklim krizinin gerçek etkilerini çarpıcı bir biçimde gündelik hayatlarında yaşayan halk için yeterli sonuçlarla tamamlanmadı. Bir anlamda dışarıdan görünen haliyle “Taraflar” Konferansı, bir araya gelen liderlerin ötesinde salondaki ve sokaktaki tarafların taleplerinin uyuşmazlığı sorununa dönüştü, ki bu iyi bir şey.

Konferans, liderlerin sokağın taleplerini dikkate alması bir kenara, Paris Anlaşması’nın yükümlülüklerini yerine getirmek konusunda bile isteksiz olduğu ve sloganın aksine harekete geçme fırsatını bir kez daha kaçırarak, iklim krizi ile ilgili yeni bir başarısızlık başlığı altında tarih sayfalarında yerini aldı.

Hazırladığımız COP25 dosyası, geçtiğimiz iki hafta boyunca Madrid’te olan bitenle birlikte Türkiye’nin iklim krizi konusundaki hareketsizliği ve Konferans’taki talepleri ve söylemleri üzerine izlenimleri içeriyor. COP25 konuşmalarından 50. Maddeye, TOKİ’lerden Çocuk Hakları Komitesi’ne yapılan şikâyete ve iklim siyaseti ve toplumsal hareketlerin durumuna iklim adaleti çerçevesinde konferansın bize ne gösterdiğini yansıtmaya çalıştık.

2020’nin sokakta birleşerek iklim adaletini tabandan sağlamak üzere harekete geçeceğimiz somut adımların şekilleneceği bir yıl olması dileğiyle.

 

Yazar özlem ışıl

Bir cevap yazın